Heyecan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Heyecan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Aralık 2010 Perşembe

Bardaktaki Çıt Çıtlar



Dün akşam üzeri şirketteyken sevgili aradı verdi müjdeyi :) Mai'nin dişi çıktı diye. Eve gidene kadar çatladım o minicik beyaz testere ucunu görmek için... epeydir hazırlık çalışmalarına başlamıştı minish. Sonunda erdi muradına. :) Darısı diğer dişlerinde başına.

Eve gidince binbir zorlukla görmeye çalıştım baktım yok olmuyor hemen parmağımı dişetine değdirdim işte orada :)))))


Hele o bardaktan birşey içmek istermişcesine bardağı ağzına soktuğunda çıkardığı çıt çıtlar varya......

Canım meleğim için tarihe not olsun. İlk dişimiz çıktı 1 Aralık'ta, sağ ön altta...

8 Haziran 2010 Salı

Musmutlu......

Elma Çekirdeğim ile 22.gün :)




Çooook uzun zaman olmuş en son blogda yazalı, bloglar arası gezeli vs vs vs. Şimdi çok çok daha keyifli birşeyle uğraşıyorum. Çekirdeğim büyüdü geldi aramıza artık bizimle sağlıkla sıhhatle çok şükür.

39+6'da olduğumuz ve benim hiç ama hiç sancım olmadığı için doktorum suni sancı vererek doğumu artık başlatacağını söylediği için 17 Mayıs sabahı düştük hastane yollarına. Girdik doğumhanede sancı odasına, ilaçları vermeye başladılar ve bekleme sürecimiz başladı. Ben normal doğum diye tutturduğum için doktorum normal süreç ile ilerlemeyi kabul etti. Suni sancı için ilaçlar verilmeye başlandı NST'de sancılarım tavan yapıyor ama ben bir türlü o sancıları hissetmiyordum herkes şanslısın ne güzel diyip durdu, benim ise sancılar sırasında sadece kulaklarım yanıyordu :) evet kabul oldukça enteresan :)

Sancılarım oldukça sıklaşıp aralıkları 2 dakikaya düşmeye başladı, muayeneden sonra ben artık sancıları da hissetmeye başladım ama malesef ki bu kadar sancıma rağmen doğum için yeterli koşullar sağlanamadı. Başladık yine beklemeye sancılar çok sıklaştığı için suni sancıyı kestiler ama bu seferde benim gerçek doğum sancılarım başladı ama hala doğum için yeterli koşullar sağlanamamıştı. Saat 18:00'e gelirken 10 saatin sonunda ben full sancılarla kıvranırken doktorum geldi ve istersek ertesi sabaha kadar bekleyebileceğimizi yada sezeryan ile doğumu yapabileceğimizi söyledi. Bebeğin bu kadar süre içerisinde de yorulmuş olabileceğini söyleyince beklemekten vazgeçtik ve ameliyathane için hazırlamaya başladılar. O muhteşem anı kaçırmazdım o yüzden epidural sezeryan istedim.

Herşey çok şükür yolunda gitti ve 18:28'de balımı koynuma aldım. Herşey o kadar güzel, o kadar büyülü ve o kadar tarifsizce kıymetliydi.

Bugün birlikte 22. günümüz. Biraz sıkıntılarımız oldu, uzamış fizyolojik sarılık nedeniyle. Değerleri yeni yeni düşmeye başladı. Anne sütü almasına rağmen uzadı sarılığı, en son çıkan sonuca göre anne sütü sarılığıymış ama çok şükür atlattık diyoruz artık. Doğumdan sonra ki 4.gün kontrolümüzde değerler yüksek çıktığı için 1 gün hastanede yatıp fototerapi aldı balım. 1 geceyi koynumdan uzak geçirdi, ben sürekli süt sağıp veriyordum hemşirelere o sırada da arada görüyordum çekirdeği. Çok zor geçti o gece... Allah bir daha  göstermesin kötülüğünü, sıkıntısını, ayrılığını...

Günlerimiz artık hep aynı düzenle geçiyor. Uyan, altını temizle, emzir, varsa gazını çıkart, altını tekrar temizle, uyut ve uyurken otur karşısına seyret dur, uyanmasını bekle ve uyanınca aynı ritüelleri tekrarla... Çok zor süreç ama her zorluğa değecek karşılıksız, delice bir sevgi. Mai ile ilgilenmek dışında fırsat bulursam yada fırsat yaratasım gelirse de arada mutfakla, ev işleriyle vs ile uğraşıyorum. Hafta sonları da ziyaretler, tebrikler.

Kuzumun biraz kaka problemi var şimdi. Anne sütü sarılığının tespiti için mama vermemiz gerekti o da düzenini bozdu tabi. Şimdi kızım onunla cebelleşiyor bende yardıma gidiyorum... Herkese sevgiler ve öpücükler....

29 Nisan 2010 Perşembe

Taçlandım!...


Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız korkudan sonra hazırlıkları tamamlamaya son hız devam ediyoruz... Hafta sonu şekerlerimizi hazırladık, sırada lohusa bardakları var :) KIyafetler yıkanıyor, ütüleniyor, dolapta yerlerini alıyor. Sonra içlerinden seçilip çantada yerlerini alacaklar. Pijamalarım hazır, terliklerim henüz yok :P amaaaaaaaa lohusa tacım artık vaaaaaaaar :)




Sevgili Bilun Şen'in tasarımı olan tacım elime ulaştı. Tekrar buradan da teşekkür ediyorum harika zevki ile hazırladığı taç için. Hatta iki modeli çok beğenmiştim dayanamayıp ikincisini de istedim :) Artık bana niyet ama bakalım kime kısmet ;)



Hafta sonu kontrolümüz var bakalım elma şekerimiz hangi pozisyonlarda, herkese kocaman öpücükler...

5 Mart 2010 Cuma

Tombul Yanak....

27 Şubat'ta rutin Dr kontrolümüzdeydik... Kızımla bakıştık el sallaştık bitirdik muayeneyi :) Bu kontrolleri Dr sıklaştırsın daha fazla göreyim derken, herşey yolunda gittiği için Dr'umuz 4 hafta sonra için çağırdı bizi. Çok şükür herşey yolunda ama artık bu kontrolleri sıklaştırması gerekmiyor muydu yahu :)

Sonradan dönüp baktığımda kendime notlar bırakmış olayım diye ufak ufak notsal yazılar eklemeye karar verdim.

Kontrolümüzde herşey çok şükür yolundaydı. Canım bebeğim 1,205 gr olmuş. Dr olması gerekenden 1-2 gün önde gidiyor dedi. Ben ise +21 ile olmam  gerekenden kaç gün önde gidiyorum Allah bilir :) Ama hiiiiiiç şikayetim yok halimden ve +21'imden memnunum :)

12 Ocak 2010 Salı

25 Aralık 2009 Cuma

Tık Tık şşş İçerdeki :)

O patlayan baloncuk hissinin sen olduğundan bugün artık eminim :)

Yaklaşan yılbaşının ve bugünün cuma olmasının heyecanını elma çekirdeğimde yaşıyor belli ki. Sabahtan beri içeride yapmadığı akrobasi hareketi kalmadı diye tahmin ediyorum. Fır dönüyor zıptırık.


Öğlen arasında çıktık istinye parkı devri alem yaptık, hediyelerimizi aldık, kargolanacakları kargoladık, diğerleri ağacın altında konmak üzere yanıbaşımda bekliyor. Dedim bu aksiyonda zıptırık durulur ama yok bana mısın demiyor. Ofise döndüm masama oturdum bizim ki başladı fır dönmeye :) Nasıl güzel bişi bu :) Hareketler ilerlesinde babasıda artık dışarıdan hissedebilsin... Şimdi de sırada ki beklentimiz bu :)


Bu akşam ofisde yılın ilk yılbaşı kutlamasını başlatıyoruz devamı hafta içinde gelecek. Bu akşam karaoke yapılacak. Ben 2 kişiyim detone oluyorum diyerek yırttım. Ekip şarkı söylerken biz de dansçı kız görevini üstleneceğiz ve tabii hain ben iş başında olup herkesi fotolayıp videolayacağım :) Hepinizi öptüm şimdilik..... Sevgiler.

4 Aralık 2009 Cuma

Kıpırtıya Devam... :)

Ufacık, tefecik, minicik de olsa da yılbaşı ağacı süslenip ışıkları yakıldı mı içimde ışıl ışıl oluyor....

Minikte olsa ilk yılbaşı ağacımızı ofiste kurduk bakalım, darısı hafta sonu sevgiliyi kandırırsam evdeki süslemelere.

Süsler süslemez onu da ekleyeceğim :) Herkese Mutlu Hafta Sonları....




Nedensiz mi?





Son 4 aydır hiç olmadığı kadar heyecanlıyım....


Tarifsiz...


Sebepsiz...


Ama çoook güzel...


Kalbim hızla atıyor, acaip bir sevinç içindeyim...



Güzel şeylere gebe olsun bugün...




26 Kasım 2009 Perşembe

Pişşşştt... Bayram Gelmiş...

Sevmediğim Hallerimi!! ve Geri Gelen!! uçuğumu geride bırakmayı umut ederek bayrama doğru ilerliyorum... Herkesi Öpüyor ve Huzurlu Bir Bayram Diliyorum...







18 Kasım 2009 Çarşamba

Yaklaşan Yeni Yıl ٩(-̮̮̃-̃)۶




Christmas ruhu bir kere insanın içine girmeye görsün... (yılbaşına karşı olanlara inat christmas :) )

Dün tüm günümü nerdeyse istediğim gibi bir tema arayarak geçirdim, istediğimi bulamasam da en yakınına sahibim artık :)

Bayılıyorum yeni yılın yaklaşmasına, o yaklaşırken pıtır pıtır etrafımda başlayan hazırlıkları seyretmeye. Alışveriş merkezlerinde ki o kocaman süslenen ağaçlar, tavanlardan sarkan birbirinden göz alıcı süsler, ağaçlarda ki, sokaklarda ki ışıl ışıl yanıp sönen ışıklar beni oldukça baştan çıkartıyor. Şimdi kendimi zor tutuyorum evde süsleme hazırlıklarına başlama konusunda. Ama kasım ayı bitsin mümkün mü artık birinin beni tutabilmesi. Planlar şimdiden başladı kafada zaten, şu boy ağaç alırız, bu renk ışıklar alırız, üstünde minik büyük bir sürü süs, merdiven böyle süslenirse harika olur ve daha bir sürü plan :) Zara home’da çok tatlı yılbaşı ışıkları gördüm bile minik kar kristalleri şeklinde.

Bu yıl kendi evimi süsleyeceğim inşallah, geçen sene Gülcan ŞU yazısında bahsetmişti Egoş’la ağaç süslemiştik. Bu sene artık ben evde süsleyeceğim o bana gelecek ağacı görmeye bu gidişle :)

Eskiden yılbaşı, süslemeler hazırlıklar dışında nasıl da başka, nasıl da güzel geçerdi. Her yıl şeker anneannem kestaneli tavuklu yılbaşı pilavını yapardı. (halen yapar o kısmı aynı :) ) Anneannemde hepimiz toplanırdık, o zamanlar soba vardı. Çıtır çıtır yanan sobanın üzerine yenilen meyvelerin kabuklarını koyar evi mis gibi kokuturduk. İlerleyen saatlerde bir yandan televizyon izlenip şarkılar söylenirken bir yandan da tombala hazırlıkları başlardı. Maaile bozukluklarını hazırlar katılırdı oyuna, oyun sırasında çekilen numaraları yediğimiz mandalina ve fıstık kabuklarıyla kapatırdık. :) Gece en çok parayı toplayan için bütün yılının şanslı geçeceğini düşünürdük. Aaaaaa unutmadan saat 00:00’da hemen kırmızı donları giyer, bütün yıl donanmayı diler, herkesle öpüşür ve kendimizi sokağa atardık, yine bütün yıl gezelim diye herhalde bu da :)

Ve yine eskiden her yılbaşında kar yağardı, oturup camın önüne hayran hayran izlerdik o minik beyazları. Kafamızda kartondan kendimizin yaptığı huni şapkalar, elimizde örgü şişlerinin ucuna yapıştırılmış kartondan yıldızlı değneğimizle daha çok yağsın tılsımları yapardık :) Eeee yağardı da, tutardı biz miniklerin dileği demek ki. Şimdi minik değilim ama daha şimdiden başlıyorum “LÜTFEEEEEN BU YILBAŞINDA LAPA LAPA KAR YAĞSIN, LÜTFEEEEEEENNNN”…

Bu kediciği görünce annemin kedilerinden Topi geldi aklıma nedense :P Koymadan edemedim...

Foto 1 Kaynak

Foto 2 Kaynak

13 Kasım 2009 Cuma

içimdeki zıp zıp :)

Bebeğim, elma çekirdeğim hatta elma şekerim :)

Nasıl keyifli bir muayene günüydü... Aslında öncesi çok stresliydi tarama testimiz vardı çünkü. Çok şükür ki her şey yolunda.

Diğer muayenelerde olduğu gibi bunda da öylece göreceğiz seni zannediyordum. Hareket ettiğini görünce inanamadım... Aaaaa aaaaaa hareket mi ediyor o öyle zıplıyor mu diyiverdim birden doktora...

-Evet, hareketli ne kelime yerinde durmuyor, boyunu ölçemiyorum dedi.

Takla atıp, amuda kalkan, göbüşünü zıplatan bir çekirdek :)
Sen nasıl bir mucizesin......

Hele bir de hissetmeye başladım mı tamam artık tadından yenmeyeceksin belli.

Bu arada; Zıpzıp bebişini gözden akan hafif yaşlarla takip eden kurtlu anne dayanamaz ve sorar;

-Cinsiyetini ne zaman öğrenebileceğiz?

Doktor 1 ay sonra kesin olarak söylerim derken,

çekirdek hava yaparcasına amuda kalktı açtı bacaklarını hey Allahıııııım :)

Doktor da bak pipisi görünmüyor, büyük ihtimalle kız dedi. Bekliyoruz, göreceğiz....

Sağlıkla sıhhatle gel çekirdeğim….





















11 Kasım 2009 Çarşamba

sen bize geliyorsun....

Bugün öğrendim seni…

Dr telefonda gebelik başlamış dediğinde suratım ne hal almıştı acaba :) o andan sonra suratıma aptal bir gülümseme yerleşti ve gitmedi. Çok tuhaf bir his ve galiba tarifi de yok.

Dr daha çok erken takip edelim dedi. Kötü hiç bişi düşünmek istemiyorum, senin bize geleceğini düşünmekten başka bir şey düşüneyim istemiyorum.

Sağlıkla sıhhatle gel bize bebeğim :) :) bebeğim, benim bebeğim, bizim bebeğimiz.

Saat 13:47 baban henüz senden haberdar değil. Telefonda yada msn de söylemek istemedim. Seni yüz yüzeyken duysun sana uzansın dokunsun istedim.

Şimdi söylemeyip eve gitmeyi sabretmeye çalışıyorum.

Sen bize geliyorsun bebeğim hayırlısıyla… bizi iste olur mu? Biz seni çok istiyoruz…


P.S. Yukarıda ki yazı 07.09.2009 tarihinde miniğimiz için yazdığım ilk kelimeler.