Mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mutfak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2014 Çarşamba

Un Helvası

Bizim bey'in elinden ve bizim bey'in tarifi ile işte müthiş un helvası :)


Tarifi yine bizim bey'in deyimiyle çok basit :)
Şerbeti için 1 bardak su ve 1 bardak toz şekeri karıştır beklesin
1 bardak un ve 125 gr margarini iyice kavur rengi bir güzel dönsün, nefis kokusu otursun. Kavurma işi bitince soğuk şerbeti dök, biraz dinlendir afiyet olsun ;)

21 Ocak 2011 Cuma

Splenda İle İrmik Helvası

Diyetteyim! Hayatımın herhangi bir döneminde bunu söyleyeceğime söyleselerdi hayatta inanamazdım... Ama oldu, diyetteyim! 1 ay olmadı henüz sıkı tutuyorum bu kez kaçamaklar yok, bir yerden kaçıyorsa başka bir yerden kısıyorum, hep dengeli ilerliyorum. Birde yanına sporu koyabilirsem bu iş tamamdır diyebileceğim ve uyuz sezeryan göbeğinden kurtulabileceğim.



Diyetteyim deyince aman aman doğum kiloları kaldı zannedilmesin, diyetisyenimin söylemesine ve ölçümlerine göre boyuma göre hala zayıfmışım!!! Ama yoooo 46 kilonun üzerine çıkamamış bu insan için hala çok şişmanım :))))



Kontrollü beslenirken hem diyet hemde aslında kendim için yaptığıma inandığım en iyi şey şekeri hayatımdan çıkartmaya başlamış olmak oldu. Ben çayı, sütü vs vs vs çoook bol şekerli içerdim. Şimdi ise normal şeker kullanmıyorum ve onun yerine içerisinde aspartam ve sakarin bulunmayan Splenda'yı kullanmaya başladım.






Tablet olarak Splenda'yı kullanırken evde yapacağım tatlılarda da granül halini kullanmanın iyi olacağını düşündüm. Hem şeker ile aynı tada sahip olduğu için sevgilide rahat yiyebilir yapılan tatlıları diye düşündüm ve ilk denememi irmik helvası ile yapmaya karar verdim.



Ben postu hazırlarken süper şukela irmik helvam demleniyor, sevgili hadi koyda yiyelim diye bekleşmekte ve ben çıldırmak üzereyim bir an önce yemeliyim onu :) kriz böyle birşey galiba geldimi fena vuruyor insanın kafasına :)))



Uuuu çok uzatmışım, ben kıssadan splenda'lı tarifimi verip misss kokusuyla beni çağıran helvama doğru gidiyorum çizgi filmlerde koku bulutunu takip eden kediler gibi :))))

Yapacak olanlara afiyet olsun, herkese sevgiler....







Splenda'lı İrmik Helvası;


1 su bardağı irmik, 100 gr tereyağ ve 1 paket dolmalık fıstık iyice kavrulur. Kavrulmanın sonuna doğru ayrı bir tencerede 1,5 su bardağı su, yarım su bardağı süt ve 1,5 su bardağı Splenda granül kaynayana kadar karıştırılır. Kaynayan sıvı karışım kavrulmuş irmikli karışıma dökülür, karıştırılır. 6-7 dakika sonra ateşten alınır ve karıştırılarak demlenmeye bırakılır.


ister dondurmayla ister tarçın ile servis edilir. Benim tercihim metabolizmayı çalıştıracağı için tarçın, diyet sıkıntısı olmayan sevgilin ise tercihi tabii dondurma.... :))

hepinize kocaman mucuuuk

Tenceredeki görüntü demlenmeye bırakmaya hazırlandığım sırada çekildi. Kendimi kaybetmezsem son halini de çekip ekleyeceğim.

23 Aralık 2010 Perşembe

Kurabiye...

Bir önceki postta bahsetiğim diş buğdayı kurabiye tarifini veriyorum ve gülcan yapınca bende isterim diyorum :))




Malzemeler

125 gr tereyağı

Yarım su bardağı esmerşeker

7 çorba kaşığı pekmez

1 adet yumurta

4 su bardağı un

2 çay kaşığı karbonat

Birer tatlı kaşığı zencefil, tarçın, yenibahar ve toz karanfil

Yarım çay kaşığı tuz


Derin bir kapta esmerşeker, pekmez ve tereyağını krema kıvamına gelene kadar mikserle çırpılıp, yumurtayı ekleyip 2 dakika daha çırpılır. Ayrı bir kapta kalan tüm malzemeleri iyice harmanlayıp yumurtalı karışıma eklenir. Önce mikserle ardından el ile yoğurup karışımı streçfilm ile sarıp buzdolabında 15 dakika dinlendirip ardından dilediğiniz gibi şekillendirerek kullanabilirsiniz. Ben kalıpla şekillendirip yağlı kağıt serdiğim tepsi üzerine dizip 175 derece ısıtılmış fırında 15 dakika pişirdim. Çıkartıp soğuttuktan sonra da şeker hamuru ile süsledim.

Şeker hamurunu bal ile yapıştırdım, glikoz olmayan durumlar için kurtarıcı.

Afiyetler Olsun.

17 Ağustos 2010 Salı

Soğuk Çorba

Temmuz'da yaşadığımız yağmurlu ve serin günlere inat Ağustos alev alev geçiyor. Ramazanında bu sıcaklarda yaşanıyor olması iftarda sıcak sıcak çorbaların nasıl içileceğini düşündürdü durdu bana. Sonunda sevgilide denemeyi kabul edince ramazanın ilk günü soğuk çorba yaptım. Bariz bir tarif veremeyeceğim çünkü ben o sırada elimin altında olan bakliyatlar ile yaptım. Bugünde 1-2 ekleme ile yeniden yapacağım. Belki yapmak isteyen olur diye nasıl yaptığımı yazayım. Herkese şimdiden afiyet olsun... :)



Nohut, beyaz fasulye ve buğdayı düdüklüde ayrı ayrı haşladım. Ben hiç birini 1 gece önceden suya koymam. Düdüklüde pişirmeden önce 1-2 kere kaynar suya koyup bekletiyorum sonrada haşlıyorum. Nohutu kaynar suda beklettikten sonra 30 dakika, fasulyeyi yine kaynar suda beklettikten sonra 20-25 dakika, bulguru ise suda bekletmeden sadece bolca yıkayıp temizledikten sonra 20 dakika düdüklüde haşladım.

Haşladığım bakliyatları süzüp soğuması için bıraktım.

Yoğurdu derin bir kaba alıp istediğim kıvama gelene kadar sulandırdım. Ardından haşladığım bakliyatları ve bir kutu haşlanmış mısır ekledim. Karıştırıp tuz ve nane ekleyerek doğruca buzdolabına yolladım. İftarda serin serin afiyetle yedik, sevgilide beğendi ya artık sıkca yaparım ;)

İsterseniz yeşil mercimekte haşlayarak koyabilirsiniz.

15 Nisan 2010 Perşembe

Çakma Revani



Geçtiğimiz hafta sonlarından birinde, bebek dergilerinden birisinde revani tarifi vardı. Hemen uygulayıp yemeliyim diye harekete geçtim. Yanılmıyorsam revaniye irmik falanda konuyor bunda irmik vs. olmadığı için çakma revani koydum adını. Hatta sütlü ıslak pandispanya bile diyebiliriz. :) Oldukça hafif bir tatlı oldu, tadına bakanlarda beğendi eeee bende beğendim tamamdır o zaman. Buyrun buda tarifi....

İlk önce 1 litre süt ile 1 su bardağı şekeri 6 dakika kadar karıştırarak kaynatıyoruz. Altını kapatıp 2 paket vanilya ekliyoruz, karıştırıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.

Ardından 6 yumurtayı, 1 su bardağı şeker ile iyice kabarana kadar mikserde karıştırıyoruz. Sonra içerisine 2 su bardağı un ve 1 paket kabartma tozu ekliyoruz. İyice karıtırıp, yağlanmış tepsi-borcam vs.ye döküyoruz ve ısıtılmış fırında pişiriyoruz. Ben turbo fırında 150 derecede 45 dakika kadar pişirdim. Tarifte 180 derece fırın diyordu. Ama benimki o derecede yapınca dışını pişirip içini pişirmediği için hafif ısıda uzun süre pişiriyorum.

Piştikten sonra da dilimleyip soğuyan sütlü şerbeti döküyoruz ve üzerine de hindistan cevizi serpiyoruz. Afiyetler Olsun.....

11 Mart 2010 Perşembe

Tiramisu Mügüsh!

Hafta sonundan beri nezle ve boğaz ağrısıyla uğraşıyorum. Durdum durdum sonunda hastalığa yakalandım. Okyanus suyuyla idare edip duruyorum başka çaresi yok.

Hafta başında şirket doktoru 2 gün istirahat verdi. 1 gününü ofiste geçirmiş olsam da diğer gün evde biraz dinlenmeye çalıştım. Ütü, çamaşır, yemek vs  derken ne kadar dinlenilirse artık :)

Ama hafta arası evde olmak iyi geldi o kadar işe rağmen.... Hmmmm birde yanında koca dilim tiramisu ohhhh.

Dışarda yediğimiz tiramisular fazla dolgun olmadığından, yerken çok keyif vermiyor. Bu yüzden canımız çok istediğinde evde yapıyoruz hemencecik. Birde hızlı olsun diye kremasını DR.Oetker Cremole ile yapıyorum. Ama bu sefer fazla krize girdiğimden olsa gerek kremasına labneyi eklemeyi unutmuşum :) Ama tadı böyle de süper olmuştu...



Şipşak tiramisu için;

1 hazır kakaolu pandispanya

2 paket Dr.Oetker Cremole

1/2 Paket Labne (ben peynir olayını tatlılar ile çok bağdaştıramadığımdan yarım kullanıyorum ki daha hafif oluyor.)

1 bardak nescafe-1 çorba kaşığı toz şeker ile (içine biraz da türk kahvesi ekliyorum, aroması daha hoşuma gidiyor.)

Kakao

Pandispanyayı şekerli tük kahveli nescafe ile ıslatıyorum. Cremoleyi tarifinden daha az süt kullanarak 3 dakikada hazırlıyorum. labneyi ekleyip 1 dakika daha mikserde çırpıp ıslatılmış kekin ilk katına yarısını döküyorum ve ikinci keki üzerine kapatıyorum fazla bastırmadan. Kalan kremayı da üzerine bolca yayıp en üstünü de kakao ile kaplıyorum ve doğru buzdolabına. İyice soğutuktan sonra da değmeyin keyfimize :) Yanına da en dayanılmazından çilekler oldu mu tamamdır :) Dayanamayıp yapacaklara afiyet olsun ;)

5 Mart 2010 Cuma

Mütemadiyen Yiyorum....

Hamilelikten önce de aynıydım halen de aynıyım. Sürekli yiyorum. Önceden yediklerim yaramıyordu şimdi fazlasıyla yarıyor. Akşam yaptığım tarçınlı kek ve yanında çilekler.... Eve gideyim bir an önce de çilekleri yiyeyim diye zaman sayıyorum, kek yanımda onu yiyorum bir yandan o yüzden onda gözüm yok... Off offf çok fena oldum ben...


12 Ocak 2010 Salı

Pratik Açma



Hamur kızartmasını çok severim, her gün olsa üşenmem yapar afiyetle yerim. Hafta sonu da ekmek almaya çıkmışken hamurda aldım yine kendimi tutamayıp :S Eve geldikten sonra da yok artık yememeliyim (kilo yüzünden dr söyleniyor sonra) diye kendime telkinler vermeye başladım. Tam kendimi ikna ettim ki bu sefer de eee ne olacak bu hamur ziyan mı olsun diye düşünürken pratik açma tarifi aklıma geldi. Attım hamuru benim küçük hanıma, içerisine de yarım paket margarin (oda sıcaklığında), biraz da un ekledim ve yoğurmasını bekledim. Sonra hamuru 1 saat kadar buzdolabında beklettim ve elimle ponçik gibi şekiller vererek dizdim tepsiye. Kimine peynir koydum, kimine zeytin ezmesi, kimi de sade kaldı. Sonra attım 180 derece fırında 20 dakika pişirdim. Kolay ve zahmetsiz oldu ve sevgilinin sabah atıştırmaları da hazırlanmış oldu. Sizlere de afiyet olsun... ;)

4 Ocak 2010 Pazartesi

Keyifli Geceden Notlar...

Bu yıl arkadaşlarla bizde toplandık. İlk yeni yılımızı da kendi evimizde geçirmiş olduk. Mesaimiz yarım gündü işten çıkıp önce dr kontrolüne (maşallah herşey yolunda) oradan da doğruuuuu eve mutfağa :) Biraz ben, biraz arkadaşlar, biraz sevgilim ve işte herşey hazır.... Tek üzüldüğüm durum, likörde pişirdiğim elmalarımı pişerken  unuttuğum için elma püresi haline gelmeleri oldu :) Ama o haliyle bile renkleri ve tatları harikaydı. ;)

Uzun uzadıya bişi yazmaya gerek yok fotoğraflar anlatsın kendilerini :) yemek içmek fasıllarından sonra fotoğraf çekmeyi unutmuşuz onu farkettim fotoğrafları ayırırken :)

Yemekler yendi uzun uzun, sohbetler edildi tatlı tatlı, drinkler yudumlandı yavaş yavaş. Saatler 00:00 oldu öpüşüldü ve oturuldu ağacın altına hediyeler açıldı, bir daha öpüşüldü, gülündü, eğlenildi. Evdeki çocuklar uyutulduktan sonra oturuldu masa başına başladı oyunlar :) Çok güzeldi, çoook eğlendik...



2010 inşallah adı gibi 10 numara ve herkes için musmustlu bir yıl olur... (Fotolarda masada orta yer tavuk dolması için ayrılmıştı. :) )




Rengarenk Kurabiyelerim....

Son yıllarda yılbaşılarımın olmazsa olmazı renkli kurabiyeler bu yılda yapılmalı ve sofrada yerini almalıydı. Bu yüzden attım kendimi iş dönüşü 30 Aralık'ta mutfağa. Geçtiğimiz yıllar uğraş didin şeker hamuru ile kaplardım üstlerini, jelatinle sarar, renkli kurdelelerle süsler, ciciş biciş kutulara yerleştirip sevgiliye verirdim :)

Bu sene kolaya kaçtım şeker hamuru yerine direk hamurları gıda boyası ile renklendirdim, sonra kalıplarla kestim, pişirdim, Dr.Oetker Süsleme Glazürü ile de süsledim ve mis gibi yedik. İşte fotolar ve işte tabii tarifi.



Yapılışı çok kolay, tabii ben yoğurma işini yine bizim küçük hanıma yaptırdım.

2 yumurta sarısı, 100 gr tereyağ, 1 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 su bardağı pudra şekeri, 3 su bardağı un, 1 paket vanilya, 1 tatlı kaşığı toz zencefil (bende kalmamıştı yerine mahlep koydum miss oldu.) ve birazcık da süt ekleyip yoğurdum. Kıvamına gelince, ben 3 renk kullanacağım için hamuru 3 parçaya ayırdım ve her birine 1'er çay kaşığı gıda boyası katarak ayrı ayrı yoğurdum ve yaklaşık 1 cm kalınlığında açarak kalıplarla kestim ve yağlı kağıt serili tepsiye dizip 180 derecede ısıtılmış fırında 10 dakika kadar pişirdim.

18 Aralık 2009 Cuma

Kullanan Var mı?





Dr.Oetker'in şekerli süsleme glazürü diye bir ürünü var. Heryerde görüyorum internette, bloglarda ama bir türlü ürünün kendisini bulamadım. Ürünü aranızda kullanan var mı? Varsa nereden aldınız? Ben Migros, Real ve Carrefour'da bulamadım :( Yılbaşı üzeri çok ihtiyacım var bunlarada. Aldığınız yeri söylerseniz sevinirim. Öptüm hepinizi...

17 Aralık 2009 Perşembe

Peynirli Poğaça




Yerken ağızda dağılan poğaçalara bayılırım. Karafırının küçük poğaçaları harikadır mesela. Bende ne zamandır böyle poğaça yapmak için birçok tarifi deneyip duruyor ve bir türlü istediğim performansı yakalayamıyordum ki kayınvalidem yeni bir tarif daha verdi bana. Pazar günü tüm yorgunluğuma rağmen aklımda kalıp kafamı meşgul edeceğine yorgun morgun yapayım dedim. Eee zaten yoğurma işini küçük hanıma yaptırınca gerisi kolay oluyor. :)

Sonuç işte istediğim gibi ağızda dağılan mis gibi peynirli poğaçalar ohhhh keyfim yerinde. Yanınada koydum mecburi bir nesquikli süt afiyet bal şeker oldu. Sevgili bu durumdan pek hoşnut değil. Ona da pastanelerdeki gibi yumuşacık olacak bir poğaça tarifi arıyorum. Duyduk duymadık demeyin varsa yumuşacık poğaça tarifiniz bir tık edin...

Yapmak isteyen olursa tarifimiz aşağıda, herkese öpücükler....


1 yumurta, yarım paket margarin (eritilecek), 1 su bardağı zeytinyağı, 1 su bardağı yoğurt, 1 yemek kaşığı şeker, 1 tatlı kaşığı tuz, 1 tatlı kaşığı kabartma tozu, aldığı kadar un. Aldığı kadar unlu tariflerle hiç ısınamam o yüzden kıvamı tutana kadar saydım 16 tepeleme yemek kaşığı un koydum. Birde benim su bardaklarım çüş beden olduğu için ben 1 su bardağı tariflerinde paşabahçenin cam, kulplu klasik çay-nescafe fincanlarını kullanıyorum. İçi için peynir kullandım, üzerine de yumurta sarısı. İçine biraz da mahlep koyuyorum ben bu tarz şeylerin, pişerken yaydığı koku çok hoşuma gidiyor.

Tüm malzemeleri benim küçük hanımda karıştırdım. Kıvamı tutunca aldım ceviz büyüklüğünde parçaları avucumun içinde hafifçe açıp içine peyniri koydum ve tekrar yuvarladım dizdim tepsiye.  Üzerine de yumurta sarılarını sürüp, 150 derece önceden ısıttığım fırında kek ayarında 30 dakika pişirdim... Sevgiler.

Böğürtlen ve Çikolata... Mmmmm

Hafta sonu televizyonda yemek programlarından birisine denk geldik adı neydi hatırlamıyorum genç bir kadın sunuyor. Bu hafta bir butik pastacıdan pasta tarifi verdiler ve pastayı birlikte yaptılar...

Pasta yapıldı bitti ki bizde sevgiliyle döndük birbirimize baktık, kim önce kalkıp pastayı yapmaya koyulacak derken ben mızıktım önce. Yok benim o pasta malzemelerimden yapınca onların ki gibi olmuyor kreması bile dümdüz durmuyor diye söylenmeye. Fırsat bu fırsat birkaç pasta malzemesi daha aldırabilirim belki diye :)

Neyse sevgili düşmedi bu tuzağa kalktıp gittim mutfağa koyuldum pastayı yapmaya.

200 gr şeker ile 5 yumurtayı karıştırdım ilk önce iyice kabarıp köpük haline gelene kadar. Sonra bıraktım mikseri bir kenara aldım karıştırma kabını yamacıma attım içine 3 çorba kaşığı kakao, 200 gr un ve 50 gr eritilmiş tereyağını. Bu sefer spatula ile hafif hafif karıştırdım ki sönmesin kabaran yumurta şeker. Karışımı yağlanmış unlanmış kelepçeli kalıbıma döktüm, 150 derece ısıtığım fırında 35 dakika pişmeye bıraktım. (Aslında kekler 180 derecede yapılır ama benim fırın elektrikli olduğu için 150 derecede yapıyorum.)

Kekin kıvamı hayallerimde ki pandispanya kıvamında ve tadında olmuştu, ayy bayıldım kremayı sürene kadar tırtıkladım kekin sağını solunu zaten :)

Sonra keki ikiye ayırıp arasına kakaolu pasta kremasını sürdük. Dr.Oetkerin kakaolu hazır kremasını kullandık. (üşengeç bünye krema yapmaya üşendi çünkü evde bitter çikolata kalmamıştı.) Ama isterseniz 1 paket hazır kremayı iyice kaynatıp içine bitter çikolata atıp eriterekte kremayı yapabilirsiniz. Kremanın üzerinede bolca böğürtleni yaydık ve ayırdığımız keki üzerine kapatıp üst katı da krema ile kapladık. Sonra yine Dr.Oetkerin beyaz çikolata sosu vardı onu en üste yayıp alttaki kakaolu kremayla biraz buladım ve üzerine de damla çikolata ile ceviz serpiştirdi sevgili.... Her ne kadar görüp heveslendiğimiz pasta gibi görünmediyse de bizim pastacık, yine de afiyetle yedik :P

Deneyecek olanlara da şimdiden afiyet olsun...





2 Aralık 2009 Çarşamba

Karıştırmada Kolaylık....

Kek tarifimde annem şeker ve yumurtayı çok karıştırmak gerekir, ne kadar çok karıştırırsan o kadar güzel kabarır der, demişim ya.

Eskiden kek yapmak sırf bu uzun süre karıştırma olayları yüzünden çekilmez gelirdi bana. Evlendikten sonra standlı el mikserlerinden aldım. Evlenmeden önce de anneme çok söylemişimdir alalım diye ama annem oralı olmamıştı pek :)




Benim kullandığım resimdeki Moulinex Easy Max. Kek yaparken atıyorum malzemeleri içine o orada uzun uzun karıştırırken ben de diğer yandan başka işlerimi yapıyorum. Hem sadece kek karışımı için de kullanmıyorum, hamur karıştırma aparatları ile kurabiye, poğaça vs. hamurlarını da kendisi karıştırıyor, ben alıp şekil verip tepsiye diziyorum. Eeeee o kadarını da yapayım artık ama değil mi? :)

Sürekli kek, hamur işi yapanlar için mutfakta büyük kolaylık, benden söylemesi... ;)

1 Aralık 2009 Salı

Tarçınlı Pofuduk...






Dün akşam un kurabiyesi çeken canım ile kendimi tarçınlı kek yaparken buldum. Nasıl olduğuna dair bir fikrim yok, oldu bitti bile. Tarifinide vereyim belki yapmak isteyen olur. Epeyce kabardığı için adını pofuduk koydum. Şimdiden afiyet olsun...

3 yumurtayı 1,5 su bardağı şeker ile güzelce çırpıyoruz, ne kadar çok çırparsak kek o kadar çok kabarırmış annem hep öyle derdi.

Uzun uzun çırptıktan sonra 1 çay bardağı sıvıyağı yavaş yavaş karışıma ekle, ardından 3,5 su bardağı una vanilyayı, kabartma tozunu ve 1 yemek kaşığı tarçını ekle harmanla ve yavaş yavaş karışıma ekle. Unu eklerken diğer yandan da 1,5 su bardağı sütü yavaştan karışıma ekle. Ben 2 kaşık unlu karışım biraz süt şeklinde yavaş yavaş ekliyorum. Güzelce karıştırdıktan sonra da yağlayıp unladığım kek kalıbına karışımı döküp 150 derecede önceden ısıtılmıs fırında 1 saat kadar pişiriyorum.

Normalde kekler 180 derecede pişirilir ama benim fırın elektrikli ve turboda 180 ile pişirmeye kalkınca içi yumuşak kalıp dışı yanabiliyor, bu nedenle artık 150 derecede 1 saat 5 dakika kadar pişiriyorum misssss gibi oluyor.... :)

Bu karışımı zaman zaman tarçın-kakao, sadece kakao veya vanilya-kakao şeklinde de yapıyorum. Arada torpil içine ceviz, damla çikolata vs.de ekliyorum. Aklınızda olsun....

30 Kasım 2009 Pazartesi

Sevgiliye Bayram Tatlısı...





Kabak tatlısını hiç sevmem, tadına baktığımı bile hatırlamıyorum ama kıvamı, görünümü ve kokusu beni kendinden oldukça uzak tutmuştur hep. Ama şimdi artık yemek olayları benden sorulduğuna göre eeee sevgilide kabak tatlısını çok sevip ve canı çektiğine göre tatlıyı yapmak farz oldu.

Geçen hafta pazarda görmüşken alayım demiştim, dolapta bekliyordu. Bayram öncesi bayram tatlısı niyetine yaptım :) İtiraf ediyorum korka korka yaptım, okuduğum ve sorduğum kadarıyla kıvamını tutturmak önemliydi, şekeri, tadı, yumuşaklığı vs.

1,5 kilo kadar balkabağına 2 su bardağına yakın şeker koydum. Birkaç saat o şekilde tencerenin içinde beklettim. Kabaklar iyice suyunu saldıktan sonra kısık ateşte hiç su eklemeden pişirdim. Kabaklara hafifçe çatal girmeye başlayınca aldım onları borcama, tencerede kalan şekerli suyuda ekledim üzerine ve 200 derecede ısıttığım fırına attım. Sevgilim kızarmış sevdiği için ben biraz fazlaca tuttum kenarları neredeyse yanana kadar :) Ama normal ölçüde sevenler için fırında suyu kaynayıp, karamel gibi kıvamlandıktan sonra fırından çıkartılabilir. Üzerine de bolca ceviz döktükten sonra afiyet oldu... Kendim yapınca belki sempati duyar yemeğe başlarım diye düşünmüştüm ama yooook hala aramız buz gibi sevgili bal kabağıyla... Herkese Sevgiler...