20 Nisan 2011 Çarşamba

Oturan Tosbik ٩(-̮̮̃-̃)۶

Dün sabah itibariyle elma şekerim bizi yatakta oturarak karşılamaya başladı :) Sabah uyandım baktım bizimki uyanmış kendi kendine oynuyor yatağında, hazırlanayım ondan sonra gideyim yanına dedim. Hazırlandım, sütünü hazırladım, altını değiştirmek için yanına gittim ki odaya girmemle yatakta oturup bana bakan 1 çift gülen göz ile karşılaşmam bir oldu. Ben şaşırıp ona bakıp gülerken bir an git gel yaşadım gidip telefonu alıp o anın fotoğrafını çekmek için :)) ama tam kapıya yöneldim ki bu sefer oturduğu yerden kollarını uzatıp gel gel yapmaya başladı ki vazgeçtim fotoğraftan falan çekmekten aldım kucağıma sardım, yumuldum gıdıya öptüm öptüm öptüm kokusunu sevdiğimi.

bu gece de yine uyanmış ağlıyor sevgili gitti yanına bizimki yine oturuyor yatağın köşesinde, sevgili şok geri geldi oturmuş yatakta bana bakıyor diye :) Birde oturduktan sonra uyku sersemi henüz geri yatmayı başaramadığı için emzik elinde ağlıyor, gidiyorum yanına emziği ağzına koyup kafasıyla onu yatırmamı işaret ediyor :) al da o sırada ye yala yut :) kendimi zor tutuyorum mıncırıp uykusunu açmamak için.

Korkudan (oturan tutunup kalkarda diye) yatağın paravanını kaldırıyoruz artık en üst seviye.

Şekere not olsun diye yazayım istedim. Gece oturmalarını henüz yakalayamadığımdan başka pozla idare ediyorum, öpüyorum....


28 Mart 2011 Pazartesi

Yeni Heyecanlar

çoook uzun zaman olmuş ben blogta yazmayalı. sık sık geliyorum, okuyorum, geziniyorum ama elim bir türlü yazmaya gitmiyor.


gerçekten twitter geldi mertlik mi bozuldu :)


hoş ben twitterdan önce sapır sapır yazıp döktürmüyordum ya neyse...



en son yazımdan sonra epey şey olmuş. sevgilinin doğum günü kutlanmış bu sefer herşeye herkese inat süpriz doğum gününü yaptım! hahahayt zafer kazanmış kaptan mıyım şimdi :) neyim bilmiyorum ama mutluyum o kesin.


sonra benim doğum günümü kutladık ondan önce canımın içi kardeşimin nişanını yaptık. arkadaşlar ile çoluk çocuk bir araya gelip güzel bir hafta sonunun ardından at binmeye gittik.


benim zayıflama ritüellerim devam ediyor yediğime içtiğime dikkat ettiğim gibi pilatese de devam. bu hafta diyetisyen kontrolünden sonra bakacağız anyaya konyaya.

ahh sevgilinin oldum olası uzun olan saçlarını da kestim bu arada unutmadan bunu da not düşmüş olayım. bu işi ellerimle yapmış olmak benim için oldukça acıydı şaka değil. yaklaşık 10 gün evdeki yabancıya alışmaya çalıştım :) baktım baktım şaşırdım. şimdi ise uzun saçlı halini anımsayamıyorum. ne tuhaf iş...

bende kıskandım oynadım saçlarımla ama ıı-ııh kesmedi beni yeni birşeyler yapmak lazım ama ne onu henüz bulamadım.


bir önceki postta detayı sonraya demişim ama yine arada kaynıyor tam tahıllı un ile yapılan nefis mantı olayı ;)


arada 1 haftalık süreçte kuzumu perişan eden uçuk illeti!!! anasında vardı kızında da var üstelik çekmeye çok erken başladı benim elma şekeri. ağzının kenarında çıkan minicik bir uçuk elini ağzına sokması münasebetiyle parmağına ve oradan da ağzının içine geçti. ağzında ki yaralar yüzünden yemek yiyemez, süt içemez oldu :( sadece su ile beslendik feci günlerdi :( ilk antibiyotiğimizi uçuk illeti yüzünden 10 aylıkken almış olduk. çok şükür hemen toparlanıp eski keyif ve iştahına da kavuştu. elinde ki uçuk yüzüne ve özellikle gözüne bulaşmasın diye çok dikkat etmek gerekiyordu. koca cadı durur mu elbette durmaz, eline eldiven taktırır mı tabii taktırmaz. ne yaptık uzun çoraplarını eline geçirip dirsek, omuz vs.ye kadar çektik. o çıkartmaya uğraştı biz takmaya ve atlattık bitti gitti.

bizim kızla tek sıkıntımız kahvaltılar. yemiyorda yemiyor yumurtayı sevmiyor. kaşık maması yapıyorum ıı-ıhh, tek tek veriyorum ıı-ııh, arada omlet veya yumurtalı patates yapıyorum onu kataküllü ile yiyor ama onda da tam randıman ıı-ııh yok. ne yapacağız kahvaltı öğününe bilmiyorum. varsa tecrübeli annelerin deneyimleri ve önerileri okurum :)

aaaa ne çok ve ne karışık şeyler yazmışım. şimdi bu kadar yeter aaa hem saat de 18:00 olmak üzere, yarın görüşelim sevgiler...

8 Şubat 2011 Salı

Oradan Buradan Bizden...

Haftanın 3 günü çalışıp 2 günü süt iznimi kullanıyorum ve 2 gün de haftasonu eklenince 4 gün tatil yapıyor gibi görünsemde yooook bana bu 4 günde yetmiyor.

Geçtiğimiz hafta baksan hiç birşey yapmadım ama Pazartesi sabahı yataktan kazınarak kalktım :(



Perşembe günü önce hastaneye gittim aylık diyetisyen kontrolü ve ardından doğum sonrası dökülmeye başlayan saçların kontrol altına alınmasına ilişkin uyguladığım tedavilerden birisi olan saç mezoterapisini yaptırmaya. Kafama batan iğne hissiyle birlikte Mai'ş ile koyulduk yola annemlere gittik. Babam ve kardeşte sömestr tatilinde evde keyif tavan yaptı, tüm Mai hepsine enerji verdi :) Nişan hazırlıkları öncesi iyi oldu :)))) Biricik küçük kız kardeş bu ay sonu nişanlanıyor :)))) ayy ayy ne zaman büyüdün sen beeee???

Cuma günü tamam yatıp yuvarlanıp dinleneceğim, aldığım yünler ile örgülerime başlayacağım derken. hoooop arkadaşlardan bir telefon akşam yemeği ve gezmesi için yollardayız. Gitmişken film gecesi yapalım diyoruz, koy bir dvdyi yok sarmadı çıkart öbürünü koy yok sarmadı öbürünü koy derken takılıyoruz birine. Tam film bitti muhabbet derken benim kuzu uyanıyor ve düşüyoruz yollara.

Her gittiği yerde kendi yatağını araması güzel ve iyi bir şey mi değil mi henüz çözemedim :)





Cumartesi günü nihayet 3 yıl sonunda yeniden spora başladım. Ardından uzatılmasını fırsat bilip Body Worlds'e gittik. İlginçti elbette beni etkileyen kısmı tüm gördüklerimin gerçek olduğunu düşünme kısmıydı. Bunun dışında tıp öğrencileri için harika bir sergi diye düşünüyorum boşa değil yani kardeşin bayılması :) Sergiye gidebilmek için 4 saati yolda geçirmiş olmamızın verdiği eziyeti hiç bahsetmeden konuyu kapatıyorum, hele birde yolda dökülen Mai'nin çorbası, kalan çorbanın kuzuya yetmemesi bunun için kıyameti kopartması :) Meyve ile oyalayıp kendimizi eve zor atışımız :)



Evde geçen zamanda da yeni dizi keşfettik onu izliyoruz sevgiliyle The Gates, sevdim seni :) Favorim bay ve bayan Radcliff. Son 1 bölüm kaldı elimizde bitmesin diye izlemeyi erteliyoruz şimdi :)))) Varmı güzel dizi önerileri olan???



Pazar oldu, güzel oldu... Uyandık şarkılar ve oyun çığlıkları eşliğinde, kahvaltımızı yaptık ve ben giyinip düştüm spor yoluna, hoca canıma okudu okudu bittim, hala ağrıyor her yerim ama bu akşamda gidiyorum kuzu kuzu kaçarı yokki!! Sık dişini Müge 2 ay sonra herşey istediğin ve alıştığın eski düzende ve görünümde olacak hihiiihihi :)))

Spordan sonra yine düş yollara git arkadaşlara bebekleri ile oynaş çayları için börekleri ye yorgunluktan perişan ol eve dön, söz verildiği üzere mantı yap sevgiliye (detayı bir sonra ki postta), ertesi güne hazırlan, otur birkaç bölüm dizi izle, olmadı izlerken koltukta uyuya kal, sonra Mai'nin bağırışıyla uyan yedir küçük hanımı ve doğru tumba yatak. Ya bu tatil ne çabuk geçiyor yaaa :((


Ya çok uykum var benim yaaaa çoooookkk.....